?>
Anasayfa'ya Git Metin Boyutu :
Bülent'in Hikayesi
Aile hayatımıza dair güzel bir yazı...
08-12-2013 / 10:49

Bülent avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters ters baktı. Elli yaşlarında gösteren adam görmeye alıştığı hırpani kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu.

"Sapa sağlam adam gidip çalışacağına dileniyor belki benden daha zengindir" diye düşündü. Zaten canı çok sıkkındı birde sinirlenmişti.

Alaycı bir ses tonuyla:Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.

-Hayır çikolata parası lazım!

Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. `Espri yeteneği olan dilencinin hali de başka oluyor` diye düşündü.

- Niye siz ekmek bulamayınca çikolata mı yiyorsunuz?

- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz onu da bulamadıysak aç yatarız.

Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini anlayamamıştı.

-Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?

-Fakirin canı mı olur ki tatlı istesin beyim.

- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?

- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü ona çikolata götürmek istiyorum.

-doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.

-O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.

Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla kavga etmiş kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı.

Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü.Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek hiçbir şey onu rahatlatmıyordu. Dilenciyle konuşurken biraz kafası dağılmıştı.

"Acaba söyledikleri gerçek mi yoksa uyduruyor mu" diye düşündü.

-Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?

Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı bir nüfus cüzdanından başka bir şey çıkmadı.

- Ben dilenci değilim. Işim yok. Günlük çalışırım ne iş bulursam yaparım.Fakat bu gün bütün gün iş aradım aksilik bu ya hiçbir iş bulamadım.

Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.

-Oturun biraz dertleşelim bari dedi. Adam çekingen çekingen oturdu yanına.

-Yok mu eşin dostun borç alacak akraban?

-Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi karınlarını doyururlar.

-Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?

-Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.


-Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.

-Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.

-Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı? Söylediklerine bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.

-Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.

- Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık evliyim. Sevdiğim kadınla evlendim fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz.Daha iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz arabamız işimiz gücümüz her şeyimiz var ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok ama mutlusun.Para mı acaba bizi mutsuz eden?

-Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her şeyim.Sevgilim eşim arkadaşım hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada? Sizin ev araba iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey olan.

-Öyle deme şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet ediyor.Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?

-Altın tasın kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu her gün çeşit çeşit yiyecekler yediği için mutlu olmaz. Bir kadın kocasının her şeyi olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.

-Sizin mutluluğunuzun sırrı bu mu ?

-Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.

-Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?

-Küçük kızı severek.

-Küçük kız mı ? Hangi küçük kız ?

-Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük kız vardır. O kızı ne kadar çok sever ne kadar çok mutu edersen o kadını da o kadar mutlu edersin.

-Nasıl yani ?

-Küçük kız neleri sever nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar hep beğenilmek ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya bayılırlar.Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler. Iltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?

-Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam boynuma sarılır "babacığım beni ne kadar seviyorsun?" diye sorar.Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda "Baba güzel olmuş muyum?" diye sorar durur.

-Güzelsin demem de yetmez ona. " Harikasın prenses gibi olmuşsun"demeliyim. Dünyanın en güzel kızı demeliyim.

-Işte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda ****en doksan yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam edeceğim. Ona "bebeğim" diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. "Bebeğim bana bir çay yapar mısın?" dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu görmelisiniz.

-Hiç kavga etmez misiniz siz?

-Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir bana.
-Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.

-Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi ilgi istemeye utanırlar. En ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki sen o tatlı kızı sevindirmeyi mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla aldatma.Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla bakar.Küçük kızlar hem çabuk mutlu olurlar hem de çabuk kırılırlar.Çok narindir onlar.Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler.

-Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum.Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.

-Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi.Çoğu zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek için elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu etmelidir. Düşünsene somurtkan mutsuz sürekli söylenen biriyle yolculuğa çıksan ne kadar mutlu olabilirsin.

-Haklısın da bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.

-Yine para yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar verir. kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi.Ama hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini katmazsan hediyenin bir anlamı yoktur.

Benim hiçbir zaman çok param olmadı. Günlük kazandım günlük yedik.Bazen aç kaldığımız günler oldu. Hiçbir zaman karımın kulaklarına altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim onu.

Adam ayağa kalktı.

-Bana müsaade artık gitmeliyim karım merak eder. Sende git evine küçük kızın gönlünü al belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp duruyordur.

Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.
Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.

Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.

-Hadi gel eşin için şuradan çikolatalı pasta alalım dedi.

Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta götürmenin mutluluğuyla bin bir teşekkür ederek evinin yolunu tuttu.

Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden aldı.

Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp yıkadı. sonra eşinin önüne koydu.

-Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri dedi.Inci hiç konuşmadı.

-Sorsana "niye" diye..

Inci kızgın kızgın: -Niye? Diye sordu.

-Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek dedi gayet ciddi bir ses tonuyla. Inci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı.

-Bunlar senin sevdiğin meyveler senin için aldım.

-Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim istediğim bir şeydi. "bak senin sevdiğin meyveleri aldım"

-Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım meyve alarak gönlümü alamazsın.

-Özür dilerim seni kırdığım için.

Sonra Bülent yere diz çöktü.
-Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice seven bu adamı senden mahrum etme. Bülent yere çömelmiş boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu.

Inci kıkır kıkır gülmeye başladı.

-Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara katlanabileceksin dedi.

Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı küçük kızı gördü.Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü......

Hoşuma gitti paylaşmak istedim.

 

Bu haber 2806 defa okunmuştur.
Yorum Ekle   Bu Haberi Arkadaşına Gönder   Paylaş
DİĞER BAŞLIKLAR
Yaşar Kemal'e Norveç'ten 'Bjornson Ödülü'
Doğru zaman,doğru insan,doğru iş...
Bir Hikaye:Her İşe Karışan Maymun (Kelile ve Dimne)
Kavanozdaki Taşlar
Dövüş Horozu
Geçmişi Nasıl Yok Edebilirim?
Sessiz Konuşan Dervişler
RUMLAR’la ÇİNLİLER’in Resim Yarışması
Çi Ç’ang’ın Hikayesi
Yetenekleri Değerlendiriyoruz
10 Ocak 2012 Gazete Başlıkları
Çirkin İftiraya Büyük Tepki
Hz. Mevlânâ'dan Günümüze Mesajlar...
Adana ve İlçelerde En Çok Okunanan Gazete
Şikenin Yaktığı Digitürk Yargıya Gidiyor
Zaman Yönetimi için 15 Etkili Yöntem
10 Kişiden 9'u
İradenizi Nasıl Güçlendirirsiniz?
Mehmet Ali BİRANT'tan Şok Açıklamalar!
Sener Metin
VİZÖRE TAKILANLAR
İlhami FINDIK
Eğitimciler Kuşatma Altında
Hamza FARSAK
Akıllı Kişi Aptallık Yaparsa
Ali USLU
GÜNDEME DAİR
Av. Fatih ÜNSAL
Bu yazara ait kay?tl? bir yaz? bulunamad?...
Huzeyfe FINDIK
EŞEĞE NE YAPMALI?
Av. Bulent GENCER
HUKUK İNANCI
Hasan oztug
ÇANAKKALE'den GÜNÜMÜZE
UZM.DR.LEYLA ASLAN
MİGREN NEDİR?
Korkut DABAN
REFERANDUMDA NEDEN EVET DEMELİYİZ!
KONUK YAZARLAR
CUMA KÜRSÜSÜNDEN GÖNÜL KÜRSÜLERİNE
Yesim AKKAS
KOLAYMI KADIN OLMAK?
Av. Adem GUL
BOŞANMA DAVALARI
 
 

MİNİ ANKET
SÝSTEMDE AKTÝF ANKET BULUNMAMAKTADIR...
 
 

ZİYARETÇİ İSTATİSTİĞİ
Bugün 856
Toplam 6658077

HABERLERDE ARA

TEKNOLOJİ
OTOMOTİVİN ÇILGIN TÜRK’Ü GENÇLERLE BULUŞTU
Genç MÜSİAD Adana ve Güç Birliği Vakfı'nın işbirliğiyle Çukurova...
İnternet, çocuklarımızı depresyona sokuyor.
Altuğ Elektrik İnşaat sektöründe iddialı
AOSB’de Elektrik ve doğal gaz tüketimi yüzde 8 arttı
Adana İnşaat Fuarında DEV şov..
ÇOCUKLARI TEKNOLOJİYE KURBAN ETMEYİN
SİVİL TOPLUM
SAİMBEYLİLER GIDA ZEHİRLENMESİ NOKTASINDA BİLGİLENDİLER
Saimbeyliler ve Çevresi Dayanışma Derneği Gıda ve Gıda Zehirlenmesi h...
Avşarlar Sarıçam’da temsiliyet Çıtasını Yükseltti
GEL KAHVALTIYI BERABER YAPALIM:
VARSAKLAR DERNEĞİ YÖNETİM TOPLANTISINI HER HAFTA TAZELİYOR
EĞİTİM-BİR-SEN 2. TEŞKİLAT EĞİTİMİ TAMAMLANDI
MEMUR-SEN KAN AĞLAYAN ARAKAN’A DUYARSIZ KALMADI
MEDYA
Bülent'in Hikayesi
Aile hayatımıza dair güzel bir yazı......
Yaşar Kemal'e Norveç'ten 'Bjornson Ödülü'
Doğru zaman,doğru insan,doğru iş...
Bir Hikaye:Her İşe Karışan Maymun (Kelile ve Dimne)
Kavanozdaki Taşlar
Dövüş Horozu
KÜLTÜR-SANAT
ZİYAPAŞA BULVARINDA DANS VAR
Ziyapaşa Bulvarı, Şinasi Efendi Caddesi ve Mithat Saraçoğlu Caddesi’...
Varsaklar'a ziyaretciler hayran kalıyor
ÇÜ Yumurtalık Meslek Yüksekokulu Gelecek Vaat Ediyor
Sibel Ersalan'ı 28 Şubat'ta öldürmek istemişler
Hz Nuh : Büyük Tufan Filmi fragmanı yayınlandı
Albert Einstein’dan Sözler ve Öneriler
YAŞAM
FEKE KAZANCI KÖLELİ MAHALLESİ YILLAR SONRA CAMİ MİNARESİNE KAVUŞTU
Yıllardır Minaresi bulunmayan Feke Kazancı Köleli Mahallesi Feke Beledi...
Aksoylar Camide Hadis Sohbeti ve Kahvaltı Etkinliği
NAMAZ KALP VE BEYİN SAĞLIĞINI KORUYOR!
Yeşilay ve Diyanet’ten bağımlılıkla mücadele için işbirliği
Diyanetten Öğretmen ve Öğrencilere Umre İmkanı
Kerbelada Hz Hüseyin Nasıl Şehit Edilmişti?
EN SON YORUMLAR

Teşekkür
Teşekkürler Adana Mnaşet
İbrahim ŞAHBAZ yazmýþ...

PROFESÖRÜ DİNLEYİN
CANAN KARATAY HALKIMIZ İÇİN BİR ŞANSTIR.KIYMET BİLENE
HAKAN EREN yazmýþ...

Adana nin kalbi
Tek bir kelime sizi anlatır Harikasiniz
mevlut gunes yazmýþ...

Kefenliler
Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz derdiniz ne Makanimiz yok bir şeyiniz yok kapı kapı geziyorsunuz ya bunlari yapacak yetkili kisiler nerede
said doganoglu yazmýþ...

ismail DEMİR Baskan
KEFENLI NEFERLER kalbin ta kendisisiniz çünkü bizleri dinleyen hanemize gelen sizsiniz ALLAH SIZLERDEN RAZI OLSUN
mehmet cingoz yazmýþ...

Sener metin
Yoremizin yetiştirdiği değer saygın tarafsız dürüst basini başarılarının devamini dilerim KEFENLI NEFERLERI başına taşıdığım için t
İsmail Demir yazmýþ...

Ankara kalp ise bizler damariz
Helal olsun sizlere her yerde siz varsiniz
Ayhan polat yazmýþ...

Ismail demir baskan
Allah sizlerden razi olsun her yerde siz varsiniz
Ayhan polat yazmýþ...

Kefenli neferler
Basarilar sizi zevkle izliyoruz
Ali alkis yazmýþ...

Kefenli neferler kardeslerim
Allahım esirgesin
Fazli avci yazmýþ...

HABER 10 HABERLER
GAZETE SAYFALARI