?>
Anasayfa'ya Git Metin Boyutu :
Lider Öğretmen Disiplin Sorunları İle Nasıl Başa Çıkar?
Lider Öğretmen Disiplin Sorunları İle Nasıl Başa Çıkar?
16-02-2014 / 08:54

Bugün bir çok kamu ve özel okulda disiplin sorunları yaşanmaktadır. Bu sorunların çözülmesinde çeşitli yaklaşımlar benimsenmektedir. Bu yaklaşımlar genel olarak ikiye ayrılabilir. Birincisi; öğretmen ve idare ellerindeki yetkileri kullanarak patronca davranarak sorunları çözmeye çalışırlar. İkincisi; öğretmen ve idare lider olarak davranışlar sergiler ve sorunları çözmeye çalışırlar. Biz bu çalışmamızda Glasser’ den yararlanarak okullarımızdaki disiplin sorunlarının lider yaklaşımı ile çözülmesini öneriyoruz. Glasser: “Öğrenciler huzur bozucu olduğunda ya da çalışmadığında, bir çok öğretmen de, patronca davranma eğilimindedir. Bu patronca yaklaşım “kestirip atma” yı öngörür. Sorunu çabucak denetime almalarını sağlayacak basit bir şey yapmak isterler. Patron öğretmenlerin bir çoğu, öğrencileri okuldan atmaktan hoşlanırdı, ama, huzur bozucu öğrenciler bile okulda kalma hakkına sahip; öğretmenlerin de bu öğrencilerden kurtulması neredeyse olanaksız. Huzur bozucu olanlar, genellikle ihtiyaçlarını okulda karşılamakta büyük zorluk çeken öğrencilerdir. Sonuç olarak okul , okul çalışması ve öğretmenler, öğrencilerin kalite dünyalarında pek yer almaz. Bu öğrencilerin sınıfta bulunduğu herhangi bir anda , istedikleri ve sahip oldukları arasında büyük bir uçurum olabilir. Bu uçurumun derinliği , kızgın ve başkaldırıcı bir tutum benimsemelerine zemin hazırlar.” Diyor .Bir çok öğrenci okulda öğrendiklerinin günlük hayatta ne işlerine yarayacaklarını bilmemektedir. Öğretmenlerin anlattıkları derslerin hayatımızda nerelerde kullandığımızı somut örneklerle, sürekli anlatmaları ve hatırlatmaları gerekir. Glasser: “Huzur bozucu öğrencileri sınıftan atmak, okuldan uzaklaştırmak veya okuldan sonra gözetim altında tutmak, belli bir andaki soruna yönelik denetim sağlayabilir, ama ana sorunun çözümüne katkı sağlamaz. Asıl bulunması gereken, bu öğrencileri kaliteli öğrenme sürecine nasıl katacağımızdır. Kalite okulunda, lider-öğretmenler, huzur bozucu bir öğrenciyle, ceza olmaksızın başa çıkmanın yolunu öğrenirler. Bu , hem durumu denetime alan , hem de öğrenciyi, sınıfta çalışma düşüncesine alıştıran bir yoldur. Bir çok öğretmenin aklına ilk gelenlerden biri öğrencinin ailesini aramaktır; ama bu, düşünüldüğü gibi işe yaramaz. Bu yola başvuran patron-öğretmenler, ebeveyn‘ in, çocuğu, sınıftaki davranışlarından ötürü cezalandırmasını ister. Aynı zamanda patron- yönetici olan anne baba da bunu yapmaya dünden razıdır. Öğrenciler ise hiçbir durumda cezalandırılmaktan hoşlanmazlar ve bu durumda , öğrenci, okulu, evde yaşadığı sorunun kaynağı olarak görür. Bu yaygın uygulama sorunları çözmek bir yana , katlayarak artırır.” Diyor. Bizim okullarımızda bu uygulama yıllardır kullanıldığı halde bir faydasını şimdiye kadar görmedik. Öyleyse çağdaş uygulamalara bir an önce geçmeliyiz yoksa disiplin sorunları her geçen gün artıyor; bizler çaresiz bekleyemeyiz. Bizim eğitim sistemimizin de öğretmen merkezinden öğrenci merkezine doğru yavaş yavaş kaydırılması gerekir. Glasser: “Gerçekte, ilke olarak şuna inanıyorum okul, anne-babalara, çocuklarıyla ilgili olumlu bilgiler vermelidir. Disiplin sorunları , mümkün oldukça, anne- babayı katmadan çözülmelidir. Bu, huzur bozucu öğrenciye şu mesajı verir: ”Sorunlarını, annen baban katılmadan çözebileceğine inanıyoruz.” Bu mesaj, aynı zamanda şunu vurgular: ”Biz , seni cezalandırmayı değil, sorunun çözülmesini istiyoruz ve annenin babanın seni cezalandırmasına uğraşmıyoruz.” Oysa bir çok öğrenci, öğretmenlerin anne- babayla temelde bu yüzden bağlantı kurduğuna inanır. Anne babaya başvurmak, aynı zamanda, okulun kendi sorunlarını çözemediğinin ilanıdır. Ayrıca öğretmenin sınıfın yönetiminde aciz kaldığının işaretidir. Anne – babalarla toplantı yapılması gerektiğinde , öğrenci de bulunmalıdır. Burada, lider öğretmen tutumuyla , öğrencinin yanlış bir şey yapmadığını ve toplantının amacının , öğrencinin evde cezalandırılması olmadığının altı çizilmelidir. Amaç anne babayı ceza içermeyen bir plan yoluyla , öğrencinin okulda daha etkin ve başarılı olmasına yardım etmeye ikna etmektir. Hangi nedenle olursa olsun okula çağrılan anne-babaya verilecek iyi bir öneri, hem anne –babanın hem de çocuklarının zevk aldığı şeyleri paylaşmak için onunla daha fazla zaman geçirmeleridir. Bazı öğrencilerin huzursuzluk çıkarmalarının nedeni, yüzlerini yeteri kadar göremedikleri anne babanın dikkatini çekmektir.” Diyor . Özellikle ülkemizde babaların bir çoğu çocuklarının eğitimini annelere bırakmışlardır. Onlar sadece ekonomik olarak eğitim masraflarını karşıladıkları için görevlerini hakkıyla yaptıklarını sanmaktalar. Bu yanlış tutumu öğretmenlerimiz babalarla sürekli işbirliğine girerek düzeltebilirler. Aile rehberliğine daha çok önem verebilirler. Bu konularla ilgili olarak toplantılar yapabilirler. Bu gün bir çok veli okula gitmiyor sebebi araştırıldığında her okula geldiğinde çocuğun öğretmenlerinden ve idareden hep şikâyet dinlediğini çözüm üretilmediğini belirtiyorlar, şikayet dinlemek istemediklerini ısrarla belirtirken işbirliği içinde çözüm istiyorlar. Burada öğretmenler öğrencileri velilerine kesinlikle şikayet etmemeliler. Glasser: “Diyelim ki, patron- yöneticilikten lider -yöneticiliğe geçmeye başladınız. Cezalandırmayı bıraktınız. Elinizden geldiğince örnek oluyorsunuz. Sınıf koşullarını iyileştirmek ve geliştirmek için var gücünüzle çabalıyorsunuz. Öğrencilerinizle birlikte bir dizi kural belirlediniz ve onlar da uymayı kabul etti. Öğrencilerinizin ihtiyaçlarını aklınızda tutuyorsunuz ve sınıfı , herkes için doyum verici yönetmeye çalışıyorsunuz. Bununla birlikte hala, öğrencilerle bazı sorunlar yaşıyorsunuz. Bazı öğrenciler bazı kuralları ihlal etti. Sınıf bu davranışlara destek olmuyor; ama aynı zamanda sizi izliyor. Üzerinizdeki bakışların, sizi, var gücünüzle kurtulmaya çalıştığınız patron-yönetici rolüne yönelttiğini hissediyorsunuz. Unutmayın ki, lider- yöneticiler, huzur bozucu öğrencilerle etkili biçimde başa çıkabilmelidir.” Diyor. Bizim ülkemizde bir çok öğretmen arkadaşımız bunu başarmıştır. Liderlik konusunda yetersiz olan öğretmenlerimize etkili uzmanlar tarafından kurslar verilebilir. Okullarda liderlik konusu sürekli gündemde tutulabilir. Doğuştan liderlik özelliğine sahip öğretmenler diğer öğretmenlere rehberlik yapabilir. Liderlik konuları ile ilgili kitaplar okunabilir. Glasser: “Kalite okulunda huzur bozucu öğrencilerin gönderildikleri bir mola odası vardır. Bu oda olmadan huzur bozucu öğrencilerle başarıyla başa çıkılmaz.” Diyor . Bizim okullarımızda böyle bir oda yok. Bu odanın yerini genellikle müdür yardımcısı odası veya rehberlik servisi odalarına öğrenciler gönderiliyor. Ancak bu odalarda ya ceza görüyorlar ya da uzun süre kalıp sorunlarını anlatma veya düşünme fırsatı bulamıyorlar. Biz; batı ülkelerinde kullanılan bu mola odalarının okullarımız da uygulanmasının faydalı olacağı kanısındayız. Bu odanın işlevi kısaca şöyle; huzur bozucu öğrenciler sorunlarını çözmek isteyene kadar bir öğretmenin gözetiminde bu oda içinde sessiz olarak bekliyorlar isterlerse dersleri ile ilgilenebiliyorlar. Ne zaman ki sorunu çözerler o zaman sınıfa dönebiliyorlar. Bu odanın amacı cezalandırmak değil, sorunlu öğrencinin problemini çözmek, diğer öğrencilerin bundan etkilenmesini engellemek. Şu da bir gerçek bir çok okulda rehberlik odası bile yok, mola odası nasıl yapılır bu bir sorun, ama yine de fiziksel olanakları olan okullarda pilot uygulamalar yapılabilir. Hiç olmazsa Özel okullarda bu uygulamaya geçilebilir. Glasser :” Lider-öğretmen , sorunları çözmenin kestirme yolu olmadığını bilir. Elinde bir sihirli değnek olmadığını, büyüye de gerek duymadığı mesajını öğrenciye açıkça vermelidir. Lider-öğretmen bunu, tüm kural bozucu durumlara aynı gerçekçi ve açık yolla yaklaşarak başarır. Öğretmenin temel yaklaşımı hep aynı olduğundan, öğrenci , belli bir itaatsizliğin büyük sorun olmadığını anlar ve öğretmenin yaklaşımındaki özgüveni sezer. Öğrenci, aynı zamanda , huzur bozucu tutumunun , öğretmenin değil , kendi sorunu olduğu mesajını da alır: öğretmen ne yaptığını bilmektedir. Lider –yönetici, huzur bozucu öğrenciye hep şuna benzer bir şey söylemelidir: “Bir sorunun var gibi görünüyor. Bunu çözmene nasıl yardım edebilirim? Şimdi sakinleşirsen, zamanınım olduğunda bununla ilgili konuşuruz ve bir çözüm bulabiliriz. Ama şu andaki gibi davrandığın sürece, hiçbir çözüme ulaşamayız.” Bu gibi mesajlar jest ve mimiklerle , beden diliyle değişik şekillerde söylenebilir. Öğretmen, öğrenciye sakinleşmesini söylerken işin içine şaka katarsa daha da iyi olur. Bu, gerilimi azaltır ve öğretmenin sözüm ona zayıflığına işaret etmez. Öğretmen kendini biraz küçültse bile, öğrenciyi asla küçültmemelidir. Alaylı bir ciddiyet veren bir ses tonuyla şöyle diyebilir: “Vay be, sen kızmışsın. Gerçekten berbat bir şey yapıyor olmalıyım. Önce sakinleş, sonra da , ilk fırsatta görüşelim ve belki bir çözüm bulmama yardım edebilirsin.” Bu , gülümseme ve uygun bir beden hareketiyle söylenirse gerilim azalır. Öğrenci hala yatışmamışsa sınıfta başa çıkmanın yolu bitmiştir. Onunla tartışmaya girmeyin ve asla tehdit etmeyin. Sınıf arkadaşlarının desteğini almayan öğrenci bu öneriler yapılırsa sakinleşeceklerdir. Huzur bozmuş olanlar dahil tüm öğrenciler, lider-öğretmenin tehdide başvurmadığı mesajını almalıdır. Sorunları olduğunu anlamalı ve onları çözmeye çalışmalıdır; ama kendi başlarına çözemezler. O öğrenci ile işbirliği gerekir. Öğrenci işbirliğine girmeyince, öğretmen, sınıftan çıkmasını aşağıdaki gibi istemelidir: “Sakinleşmeyeceğine göre, senden çıkmanı istemek zorundayım. Umarım sonra görüşebilir ve bunu çözebiliriz, ama yatışmayacaksan şimdi çıksan iyi olur.” Diyor Bizim yönetmeliklerimiz de öğrenciyi dışarı atmak yok ama idareye ve rehberlik servisine göndermek var. Her ne kadar bu yasak olsa da bir çok okulda disiplin sorunu yaşayan öğretmen bazen öğrenciyi sorundan kaçmak için sınıfın dışına çıkarabiliyor. Bu patronca bir yaklaşımdır. Bu durum bazı yönetmelik değişiklikleri ile çözülürse öğrencilerin sorunları daha kısa sürede çözülebilir. Glasser: “Oysa liderce yaklaşım da kapı açık tutulmuştur. Ayrıca tehdit ve kargaşa da yoktur. Huzur bozucu öğrenci , sıkıntısını canlı tutmak için suçlayacak birini arıyordur. Ama hem söz hem de davranışlarıyla aşağıdaki mesajı veren öğretmene karşı kızgın kalmak zordur: “Bunu çözmene yardım etmek istiyorum. Bu yaptığın için seni cezalandırmayacağım. Sorun varsa çözelim.” Patronca yaklaşıma alışık öğretmenler, bu yaklaşımın bir anda etki yapacak bir şey olmadığını kabul etmekte zorlanabilirler. Ama gerçek şudur: bir tehdit öğrencinin sesini kesse bile, okuldaki tutumunu değiştirmez. Temel hedef öğrencinin çalışmaya başlamasını sağlamak olmalıdır. Disiplin sorunlarının tek iyi çözümü sistemli ve uzun çalışmayı gerektirir. Öğretmenler, ancak, asla bu bulunmayan kestirme çözüm arayışından vazgeçtiklerinde bunu tam olarak anlayabilirler. Sorunlar öfkenin ateşinde çözülmez. Bu yüzden ,lider- öğretmen önce önündeki alevi söndürmeye odaklanır. Lider –öğretmen öğrenci ile sınıf dışında görüşme yapmalıdır. Bu görüşmede söylenmesi gereken aşağı yukarı şudur: “Sorun başladığında ne yapıyordun? Bu kurallara aykırı mıydı? Yinelenmemesi için bir şeyler yapabilir miyiz? Bu durum ileride yeniden ortaya çıkarsa , hem senin hem benim ne yapabileceğimizi bulalım ki bunu bir daha yaşamayalım.” Öğrenci başka bir öğrenci ile sorun yaşıyorsa, işleri yoluna koymak için ikisi ile de görüşmek gerekir: “İlk öğrenciye; ne yapıyordun? İkinci öğrenciye; sen ne yapıyordun? Her ikisine; bunu bir daha yaşamamak için ne yapabilirsiniz?” Kimin suçlu olduğunu bulmaya zaman harcamayın . yalnızca, taraf olan öğrencilerin her birine, çözülecek bir sorunları olduğunu ve bunun üzerine çaba harcayabileceklerini söyleyin. Sizin yapmak istediğinizin, daha iyi geçinmelerine ve okulda daha başarılı olmalarına yardım etmek olduğunu söyleyin. Suçluyu değil çözümü arıyorsunuz. (bizde bir çok öğretmen ve ebeveyn suçlu arar) Öğrenciler işbirliğine girmeyebilirler , ama sizin yaklaşımınız değişmemeli. Öğrenci ne yaparsa yapsın, gerçekleri ortaya koyun ve bu tutumu elden bırakmayın : yapılan kurallara aykırıydı. Öğrenciler de, bu sorunun yeniden yaşanmasını önlemek için yapmaları gerekenler üzerinde ısrarla durmalısınız. Öğrenciler çok geçmeden, her fırsatı tanıdığınızı anlayacaklardır. Sınıfta bulunup öğrenimlerini sürdürmek istiyorlarsa, kurallara uymaktan başka seçenekleri yoktur. Öğrenciler sizi kendilerine ilgi duyan bir lider olarak görürlerse, büyük olasılıkla , kurallara uymanın bir yolunu bulacaklardır. Potansiyel “dert” bir öğrenciyi dinlemek için az da olsa zaman ayırmak, iyi bir lider-öğretmenin ayrılmaz davranışlarındandır.” Diyor . Bizde ise bir çok öğretmen şuna inanıyor eğer öğrenci ile arkadaş olursak (liderce yaklaşım) onlar bizi suiistimal eder. Evet belki bazı öğrenciler bizim liderce yaklaşımlarımızı kötüye kullanabilir ancak bunların sayıları çok az olacaktır. Çünkü kendisi için çalışan bir öğretmene hiçbir öğrenci sorun çıkarmaz. Sorun çıkaran öğrenciler de olacaktır ama bunların sayıları az olacağından, bu öğrenciler yüzünden sayıları çoğunlukta olan öğrencilerimize liderce yaklaşımı uygulamamak adalet değildir. Ayrıca aile rehberliğinin geliştirilmesi hafta sonları rehber öğretmenler ailelerin evlerini ziyaret etmeli , aileyi bir bütün olarak gözleme olanağı bulmalıdır. Tabii olarak mesai ücreti ve yol masraflarının ödenmesi için gerekli yönetmelik değişikliklerinin yapılması gerekir. SON OLARAK YA PATRON ÖĞRETMEN OLUP SORUNLARI ÇÖZMEK YERİNE BASTIRACAĞIZ, YA DA LİDER-ÖĞRETMEN OLUP BÜTÜN SORUNLARI ÇÖZECEĞİZ. __________________ Kendi yaşamında var olmak

Bu haber 2605 defa okunmuştur.
Yorum Ekle   Bu Haberi Arkadaşına Gönder   Paylaş
DİĞER BAŞLIKLAR
Okulda öğretilmeyen 5 beceri
Vatan Gemisi
Milli Eğitim Çıkmazları ve Tevhidi Tedrisat Kanunu
Milli Eğitim ve Hizmet
Valilik Makamı İçin Cehennemi Tercih Etmek
Vali Bey Kızım Sana Emanet
Seçimler ve Ekip Ruhu
Benim Adayım Bu Yerse!
Bayram Öncesi Bir Güzel Yazı
MAZLUMDER VE HILFUL FUDUL BİLİNCİ
Liselerde evlilik dersi
Milli Eğitim Üzerine Suç ve Ceza
Kürtler Üzerine
Diktatörizm Ya da Küresel Dünya Düzeni
İhvan-ı Müslimin ve Mısır Üzerine
Biz hep sessizce ağladık diye…
Peki Şimdi Ne Olacak?
Bu mektup paylaşım rekoru kırıyor
Oyuncak alırken en çok hangi hataları yapıyoruz?
Sener Metin
VİZÖRE TAKILANLAR
İlhami FINDIK
Meb’te Asıl Sorun Güven Eksikliği!
Hamza FARSAK
Akıllı Kişi Aptallık Yaparsa
Ali USLU
GÜNDEME DAİR
Av. Fatih ÜNSAL
Bu yazara ait kay?tl? bir yaz? bulunamad?...
Huzeyfe FINDIK
ZAVALLI ADAM
Av. Bulent GENCER
HUKUK İNANCI
Hasan oztug
ÇANAKKALE'den GÜNÜMÜZE
UZM.DR.LEYLA ASLAN
MİGREN NEDİR?
Korkut DABAN
REFERANDUMDA NEDEN EVET DEMELİYİZ!
KONUK YAZARLAR
CUMA KÜRSÜSÜNDEN GÖNÜL KÜRSÜLERİNE
Yesim AKKAS
KOLAYMI KADIN OLMAK?
Av. Adem GUL
BOŞANMA DAVALARI
 
 

MİNİ ANKET
SÝSTEMDE AKTÝF ANKET BULUNMAMAKTADIR...
 
 

ZİYARETÇİ İSTATİSTİĞİ
Bugün 705
Toplam 6335600

HABERLERDE ARA

TEKNOLOJİ
OTOMOTİVİN ÇILGIN TÜRK’Ü GENÇLERLE BULUŞTU
Genç MÜSİAD Adana ve Güç Birliği Vakfı'nın işbirliğiyle Çukurova...
İnternet, çocuklarımızı depresyona sokuyor.
Altuğ Elektrik İnşaat sektöründe iddialı
AOSB’de Elektrik ve doğal gaz tüketimi yüzde 8 arttı
Adana İnşaat Fuarında DEV şov..
ÇOCUKLARI TEKNOLOJİYE KURBAN ETMEYİN
SİVİL TOPLUM
EĞİTİM-BİR-SEN 2. TEŞKİLAT EĞİTİMİ TAMAMLANDI
Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi üyelerine yönelik eğitim programları deva...
MEMUR-SEN KAN AĞLAYAN ARAKAN’A DUYARSIZ KALMADI
KIZILAY’A KAN BAĞIŞINDA KURUMLAR YARIŞIYOR
EĞİTİM-BİR-SEN'DEN YETİMLERE BAYRAM HEDİYESİ
AKAPDER ANKARA’DA ADANA’LILARI BULUŞTURDU.
KADİRLİ VE SUMBASLILAR DERNEĞİ İFTAR VERDİ
MEDYA
Bülent'in Hikayesi
Aile hayatımıza dair güzel bir yazı......
Yaşar Kemal'e Norveç'ten 'Bjornson Ödülü'
Doğru zaman,doğru insan,doğru iş...
Bir Hikaye:Her İşe Karışan Maymun (Kelile ve Dimne)
Kavanozdaki Taşlar
Dövüş Horozu
KÜLTÜR-SANAT
ZİYAPAŞA BULVARINDA DANS VAR
Ziyapaşa Bulvarı, Şinasi Efendi Caddesi ve Mithat Saraçoğlu Caddesi’...
Varsaklar'a ziyaretciler hayran kalıyor
ÇÜ Yumurtalık Meslek Yüksekokulu Gelecek Vaat Ediyor
Sibel Ersalan'ı 28 Şubat'ta öldürmek istemişler
Hz Nuh : Büyük Tufan Filmi fragmanı yayınlandı
Albert Einstein’dan Sözler ve Öneriler
YAŞAM
NAMAZ KALP VE BEYİN SAĞLIĞINI KORUYOR!
Sempatik sistem, kalbi hızlı çalıştırıp, tansiyonu yükseltirken, pa...
Yeşilay ve Diyanet’ten bağımlılıkla mücadele için işbirliği
Diyanetten Öğretmen ve Öğrencilere Umre İmkanı
Kerbelada Hz Hüseyin Nasıl Şehit Edilmişti?
Alevi Sunni Çatışmasına Son
Diyanet'ten yarışma ve çekiliş fetvası
EN SON YORUMLAR

PROFESÖRÜ DİNLEYİN
CANAN KARATAY HALKIMIZ İÇİN BİR ŞANSTIR.KIYMET BİLENE
HAKAN EREN yazmýþ...

Adana nin kalbi
Tek bir kelime sizi anlatır Harikasiniz
mevlut gunes yazmýþ...

Kefenliler
Siz ne yapmaya çalışıyorsunuz derdiniz ne Makanimiz yok bir şeyiniz yok kapı kapı geziyorsunuz ya bunlari yapacak yetkili kisiler nerede
said doganoglu yazmýþ...

ismail DEMİR Baskan
KEFENLI NEFERLER kalbin ta kendisisiniz çünkü bizleri dinleyen hanemize gelen sizsiniz ALLAH SIZLERDEN RAZI OLSUN
mehmet cingoz yazmýþ...

Sener metin
Yoremizin yetiştirdiği değer saygın tarafsız dürüst basini başarılarının devamini dilerim KEFENLI NEFERLERI başına taşıdığım için t
İsmail Demir yazmýþ...

Ankara kalp ise bizler damariz
Helal olsun sizlere her yerde siz varsiniz
Ayhan polat yazmýþ...

Ismail demir baskan
Allah sizlerden razi olsun her yerde siz varsiniz
Ayhan polat yazmýþ...

Kefenli neferler
Basarilar sizi zevkle izliyoruz
Ali alkis yazmýþ...

Kefenli neferler kardeslerim
Allahım esirgesin
Fazli avci yazmýþ...

Adana Manşete Duyarlılığından dolayı teşekkür ederim.
Sayın Adanalı ve Sarıçamlı hemşerilerimizi bu konferansa bekliyoruz..
Cengiz Tutar yazmýþ...

HABER 10 HABERLER
GAZETE SAYFALARI